Son Güncelleme:07:02:41 AM GMT

Başlıklar:
RSS

Şuan Bu sayfadasiniz: Anasayfa HABERLER

Aykırı Haber

Gizli tanık Munzur, "gördüm" diyorsa görmüştür...

e-Posta Yazdır PDF

Yemin etmiş bir kere, yalan mı söyleyecek?

Cumhuriyetin savcısı elbette Munzur'un anlatımlarını maddi dellilerle kanıtlamıştır. Erzincan ili önemli bir il. Anam Erzincan'ın kurtuluşunda yaralı askerlerimize bakıyordu. Babam 17 yaşında Miralay Halit Bey  ve Seyit Rıza komutasındaki batı milisleri ile beraber dövüşmüştü. Üçüncü ordumuzun karargahı Erzincan'dı.

Başsavcı Cihaner malum terör örgütünün doğu kanadı olayıyla her gün televizyonlarımızda ve medyamızda görüyoruz.   Bu arada gizli tanık Munzur'un konuyla ilgili mahkemece kabul edilen iddianamedeki ithamları da ortaya çıktı. Albay Dursun Çiçek'le yol arkadaşı Saygun Paşa'yı ordu evinde kahvaltıda görmüş.



Vay anasına, çocuklar taş atıyormuş!

e-Posta Yazdır PDF

Bakanlarımız, siyasi partilerimiz taş atan çocukların derdine düştü. Mesleğimi soranlara gazeteci diye kendimi tanıtıyordum. Makalelerimi hangi gazetede yayınladığımı soranlara da, “Ben muhabirim. Polis-adliye muhabiriyim.” diyordum. 2003 senesinde Ankara'da Basın Yayın Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve Türkiye'deki tüm basın yayın kuruluşlarının temsil edildiği bir toplantıda yaptığım zorunlu konuşmayla devam edeyim;

“Polis-adliye muhabirliği bu mesleğin “A” harfidir. Ben kırk yılı aşan bir süre içinde bu ilk basamakta takıldım kaldım. 60 bini aşan kitapla, on binlerce mahkeme dosyası, milyonlarca belgeyle hala aynı yerdeyim. Burada tanıdığım bir çok meslektaşım var. Bir de bu harflere hiç takılmadan en üste yükselmiş marifetli kişiler.”



Küçük Kıyamet

e-Posta Yazdır PDF

Geçtiğimiz günlerde Elazığ'da yaşanan deprem sonrası basınımız yine olası bir İstanbul depreminde neler olacağının senaryolarını yazmaya başladı. Deprem uzmanları sürekli televizyonlarda açıklama üzerine açıklama yapıyor. En son Japonlar bir araştırma yaptılar. İstanbul'da 7 şiddetinde bir deprem olduğunda yaşanacakları tek tek belirtmişler raporlarında. Oysa biz zaten büyük bir İstanbul depremi yaşamıştık, KÜÇÜK KIYAMET....
Aşağıda Z.Aytuğ'un 1965 yılında yayınlanan Tarihte Meraklı Olaylar kitabından bir bölümü okuyacaksınız. Ama baştan söyleyelim, 17 Ağustos depremindeki kayıplarımızla karşılaştırdığınızda rakamlar gözünüze küçük gelebilir ancak tüm bunlar 1510 yılında yaşandı. Dönemin İstanbul'unu ve nüfusunu düşünürseniz depremin büyüklüğünü de kavrarsınız.



Sayfa 1 / 13

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »