EGO’nun otobüs hizmetleri, Ankara’nın bazı bölgelerinde öyle bir halde işliyor ki, adına toplu taşıma değil de €œtoplu bekleme € dense yeridir.
Yeşil halk otobüsleri 2007 yılında seferden kalkınca yerlerine EGO belediye otobüsleri işlemeye başladı. O gün bu gündür bozulan düzen, özellikle merkezden uzakta ikamet eden vatandaşlara illallah dedirtiyor. Binlerce vatandaş iş saatlerini duraklarda bekleyerek geçirmek zorunda kalıyor. Neredeyse her gün iki kez aynı çileyi çeken insanların şikâyetleri ise ne fayda getirmiyor ne de otobüs €¦ Uzun aralıklarla gelen otobüsler, tıka basa dolduğu için birçok duraktan yolcu almadan tabiri caizse €œbasıp gidiyor €. EGO’nun yeni Genel Müdürü Ömer Ulu, otobüs filosunu arttırarak duraklarda bekleme süresini kısaltacaklarını belirtiyor ve bunun öncelikli hedefi olduğunu söylüyor. Belki iyi niyetli bir hedef ama kötü bir strateji €¦ Çünkü sorunun sadece otobüs sayısındaki yetersizlikten kaynaklanmadığı belli. Aynı hareket noktasından kalkıp faklı güzergâhlarda ilerleyen otobüsler arasında, sayı bakımından belirgin bir dengesizlik söz konusu. Bir yanda ardı ardına yarı boş kalkan otobüsler, diğer yanda saatlerce bekleyip bir türlü yol alamayan €œyolcular € €¦ Vatandaşlar, kendilerine haksızca gelen bu mantıksız dağılımın yönetim kusurundan kaynaklandığı kanısında. Otobüs filosunu arttırma fikri, son yıllarda alt - üst geçitler ve köprülerle donanan Başkent’in yapısına uygun bir ulaşım politikası olabilir. Ancak modern şehircilik anlayışı sade, sakin ve kalıcı politikalar benimser. Otoban gibi işleyen, hızlı ve gürültülü bir trafik de bu mantığa terstir. Ayrıca gelecekte artan nüfusla birlikte yeni trafik sorunları çıkması muhtemeldir. Ankara gibi bir €œmetropol €ün ihtiyacı €œmetro €dur. Gökçek yönetimi bunu biliyor olmalı ki yıllardır Ankara’yı yeni metro ağıyla örüyor: €¢ Yapımına 2001 yılında başlanan Sincan €“ Batıkent hattı, €¢ 2002 yılında başlanan Çayyaolu €“ Kızılay hattı, €¢ 2003’te başlatılan Söğütözü €“ Kızılay Metrosu €¢ Keçiören €“ Tandoğan arasında inşa edilen metro. Şu anda toplu taşıma sıkıntısı çeken 300 bin nüfuslu Sincan’ın metrosu, bunlar arasındaki en uzun hat. Herhalde metro ağı fazla geniş örüldüğü için olacak ki, yıllardır bitiremiyor. İşte birkaç not: €¢ Yıl 2001, Sincan €“ Batıkent hattının 3 yılda tamamlanacağı öngörüldü. €¢ Yıl 2003, Sincan €“ Batıkent Hattının 2004 baharında bitirileceği duyuruldu. €¢ Yıl 2004, Sincan €“ Batıkent Hattının en geç 2007 ortalarında bitirileceği söylendi. €¢ Yıl 2007, Sincan €“ Batıkent Hattının 2008 sonunda biteceği açıklandı. Ve yıllardır bitiremediğinden olsa gerek, geçici başka çözümlerle günü kurtarmaya çalışıyor. Öyle ki 2006 yılında Hollanda’dan 100 adet metrobüs alınması bile gündeme gelmişti. €œMetroyu tamamlayamadık yerine metrobüs verelim. € Şaka gibi yani! Sahi neden bitmiyor bu metro? Büyükşehir yönetiminin bu soruya €œkaynak yok € diye yanıt veriyor. Kaynak neden bulunamıyor? Çünkü Başkan Melih Gökçek, kendi döneminden önce alınan borçları reddetti ve kredi itibarını düşürdü. O borçların kaynak olarak kullanıldığı Ankara Metrosunun kaymağını ise yıllardır kullanıyor. (Önceki dönemde yapılmaya başlanan, 6 buçuk yılda bitirilen ve açılışı kendisine nasip olan 2 hatlı metro var ya, işte ondan söz ediyoruz. Yoksa 13 yıldır görevde olan Gökçek’in ne metrosunu gördük ki ne kaymağı olsun.) Büyükşehir yönetimi, kaynak bulmak için önce hazineye umut bağladı lâkin umudu da eli de boş kaldı. Laf açıldığında, kendilerine metro yapımı için maddi desteği sağlamayan hükümete karşı sitemkar konuşuyorlar. Ancak hazineye olan yüklü borçlarından da, hazine tarafından dışarıya ödenen kendilerine ait 50,8 milyon dolarlık dış borçlarından da pek bahsetmiyorlar. Tüm bunları düşününce sormak geliyor insanın içinden: Binlerce insanın kış kıyamette duraklarda beklemesinin tek sorumlusu arkaya ilerlemeyen yolcular, duyarsız otobüs şoförleri veya işini savsaklayan hareket amirleri mi? Bir yanda elektro manyetik sistemlerini bekleyen metro rayları, diğer yanda otobüs bekleyen insanlar. Camına kadar takılmış işlevsiz metro istasyonları, sistemsizlik yüzünden canına tak etmiş vatandaşlar... Anlıyoruz ki bunlar büyük işler. TıpkÄ


